54 yıldır ustayım. Camii-kilise parçalarını onarımı gerekiyor. Oraya mimarlar girmiyor. Kırılan koltuk ya atılıyor ya da onarılıp tekrar kullanılıyor. Gardolap-askılık plastik ve yedeği yok. Ahşaptan yuva vida yapılıyor.

Ufak esnaflara her zaman ihtiyaç var.

Fabrikasyon, otomatik makinalar var. 20 tane yapan yok.

Avrupalaşma yolunda çıkarılan kanunlar güzel fakat bu işlerin kaybolması olmazsa olmazı.

Ikea, Bauhaus ve Koçtaş – mallar basit, çürük ve kullanışsız.

Çevre değişti, insanlar, dükkanlar, medeniyet şimdi daha farklı.Evvelden Rumlar, Ermeniler ve gayrimüslimler burdaydı. 40lar, 50ler babalar Anadolu’dan gelince medeniyeti ve mobilyacılığı Rum Ermeni ustalardan öğrendiler. Türkiye’de babalarımız ve dedelerimize Hristolar Yorgolar mobilyacılığı öğretti.

Siyasi insanlar burdaydı onlar terkettiler. Sonrasında Siirt’ten Bitlis’den Kürtler ve Araplar geldi. Şimdide onların yerini yabancılar ve enteller aldı.
Buraya yabancı, öğrenci, marangoz, mimar ve tasarımcılar geliyor. Vitrin için dekorlar, yüzük kolye sunumları için kaideler yapıyorum. Her yıl İspanyol bir aile gelip kalıp yaptırıyorlar.

Koltukların tepesindeki parçaları eski ustalar yaptırtıyor. Marangoz, cilacı parçaları bana yaptırtıp monte ediyorlar.Eski saatlerin tepesi tornadan olur.

Yerli çam daha güzel kokuyor. Ama ithal çam yetiştiriliyor.

Eski ustalar 1-2 kişi çalışıyor. Enteller geldi. Bu sokakta eskiden 7 tornacı vardı şimdi bir ben kaldım. Karşı dükkan da fırçacı.

İbrahim usta var, o oymacı. Torna öğrenmeyi erkekten çok bayanlar istiyor. Yer az, vakit az ve başkaları yanlış anlar. Anadolu’dan gelenler memnun değiller ama ben karşı değilim. Okumuş, medeni insanlar. Burası köy, kasaba değil. Politik ayrım yok. mahallemiz çok iyidir.

Eskiden çocuklar “çakal karlos” gibiydi. Şimdi daha güzeller ve saygılılar. Benim bu baba mesleği, çıraklık, 6 kişi çalışıyorduk.Bodrum katını da kullanıyorduk o zamanlar. Devletin bizi desteklemesi lazım ama küçük esnafı unutmuş vaziyette. Büyük işleri destekliyor. 80 sonrası Özal döneminde “büyüyün, ufak atölyelerde kalmayın.” dendi. Çoğu bu değişime ayak uyduramadı.

Zamanında 18saat çalışarak geçirdim. Çocukalrımı yatakta uyurken sevdim. Şimdi para kazanmaya o kadar ihtiyacım yok. Çalışmamın sebebi boş kalmaktan korkuyorum. Avare avare gezip, köy bahçe uğraşmak istemiyorum.