İki cam ustası tarafından kurulmuş kendi üretimini ve tasarımını yapan Camekan hakkında daha fazla bilgi için:

http://camekan.org/#home

Camekan’in hikayesi nedir?

Yasemin: Önceden aile işinde çalışıyordum. 2003 yılında Cam Ocağı’nda ders almaya başladım. O sırada da Gamze ile tanıştım.

Gamze: Ben önceleri tornada seramik çalışıyordum. Sonrasında Yasemin’le beraber cam üflerken bunu devam ettirmek istedik ve 2005 yılında Camekan’ı kurduk. Geçen yıla kadar ürünlerimizi IKSV, Nişantaşı’daki mağazalarda ve Cam Ocağı’nda consigné satıyorduk. Şimdi artık mağazamız var ve sergilere katılıyoruz.

Şimdiye kadar nerelerde sergileriniz oldu?

Başlarda İstanbul’daki sanat galerilerinde, İzmir Ege Art’da sergiler gerçekleştirdik. 2008 ve 2009’da İsveç’te ve Finlandiya’da sergilerimiz oldu. Geçen yıl ve bu yıl da Chicago SOFA’ya katıldık.

Cam nerede üretiyorsunuz?

Biz hep sıcak serbest cam üfleme üzerine dersler aldık. Cam Ocağı’nda kiraladığımız zamanlar oluyor ama çoğunlukla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversite’sinin cam ocağını kullanıyoruz. Orada da derslerimiz oluyor.

Cam üflemeye dair fikirleriniz neler?

Biz hala öğreniyoruz. ‘Olduk’ dememiz yanlış olur. İnsanlar cam üretiminin ne kadar emek ve beceri isteyen bir sanat olduğunu bilmiyorlar. Onları bilinçlendirmek için ‘Cam ile Tanışma’ toplantıları düzenliyoruz. Kurslar ile cama ilgisi olan bir kitle oluşturmayı istiyoruz. Geri dönüşümü bilinçlendirmek de ikinci hedefimiz. Bunun için bir çocuk kitabı dahi hazırladık.

Camekan için hedefleriniz neler?

Doğrusu biz bu işe cam ile çalışmayı sevdiğimiz için girdik. Cam üflemek bizim için bir terapi gibi. 4 saat, 5 saat orada çalışmak yorucu oluyor. Oğlum geçenlerde eve geldiğimde benim yorgun, terli ama yaptığı işten mutlu olan birisi olarak gördüğünü söyledi. Bu beni çok mutlu etti.

Bizim amacımız camı tanımak, onunla çalışmayı öğrenmekti. Bunu aştıktan sonra yaptığımızı sanata çevirdik. Duygularımızı yaşantılarımızı cama aktardık. Bizim gayelerimiz  hırs, ego odaklı değil. Biz sadece yaptığı işten keyif alan iki anneyiz.

Cam ve benzeri zanaatları insanlara sizce nasıl tanıtabiliriz?

Üniversitelerde ilan edilebilir, birlikte çalıştığımız ustaların bilgilerini isteyen kişilerle paylaşabiliriz. Bazen yaptığımız işe göre metal ustalarından yardım aldığımız oluyor. Mesela mağazadaki metal ızgara tellerini eserin bir parçası olarak kullanıyoruz.

Türkiye’deki seri cam imalatı ve tasarım hakkında neler düşünüyorsunuz?

Türkiye’de Paşabahçe en fazla imalat yapan dünyadaki dördüncü firma. Ancak el imalatı ile seri imalar farklıdır. El imalatında bir aidiyet, özel olma ve emek hissi vardır. Bu Türkiye’de o kadar ön planda değil. Paşabahçe’nin ürünlerini Çin ile kıyaslıyorlar. Seri üretim ürünlerin fiyatlarını bizim gibi butik üretim yapanlarla da kıyaslandığı oluyor.

İsveç’teki Costa Boda kapandığında İsveç’li cam tasarımcıları ne kadar zorluk yaşadıklarını konuştuk. Ustayı izleyip, camı tutup, akışkanlığını seyrederek bir şeyler üretmek farklı, kağıt kalemle çizip fabrikaya yollamak farklı. Eğer Cam Ocağı kapanırsa bizim de sonumuz İsveç’tekiler gibi olabilir. O zaman da kağıt kalemle cam tasarlamak çok zor olacaktır.

Adres: Tom Tom Mahallesi Kumbaracı Yokuşu No:42 A Beyoğlu, İstanbul 34433

Tel:0212 244 31 10

Kaynak: Studyo Noir