50 yıldır burdayız. Buraları otel yapıyorlar. Galataport ile atölyeler burdan gideli 8-15 sene oldu. PERPA imalat üzerine diye yapıldı. Şimdi 250 dükkan kamera sistemleri üzerine.

Küçükköy plansız yapılmış. Usta sanatçılar oraya işçi olarak girdiler. İş bölündü, toptancılar oraya gelmedi. Çin’den gelen mallarla imalat durdu. “Çin malı” diye övünerek afiş yazanlar var halbuki bununla övünmektense utanmak lazım. Mesela Çin usulü avizeleri mağzalarına asıp guru var.

Biz resim çizim üzerinden ya da malzemeyi camı bulup onun üzerinden üretiyoruz. Güzel satan avizeler çoğaltılıyor. 20-30 sene önce diğer avizeciler “Adem Usta’nın malzemesi bu” der saygı duyarlardı. Şimdi “yaparım” deyip komşusuna yaptırıp müşterisine kendi malı gibi satanlar var.

Hayata uyuyorsun. Ancak o avizeyi 5ay takıp led ampulü bozuldu diye atıyorsun. Ben Çin malının tamirini yapmam. Yerli ürünlerinkini yaparım. 50 sene önceki avizelerin parçalarını burda görebilirsiniz. Kalite ve para birbirine bağlı.Hangi parça neyle yapılmış bilindiği zaman imalat sırasında kopyalanamaz.

Aynı maldan 5 çeşit var. 10 liralık 40 gramsa burda daha fazla ücrete 1.5 kilo. 40gram olanın camı inceciktir, malzemeden çalınmıştır.

İtalya 100 senedir Çin’den pirinç gibi malzemeleri alıyor. Orada belli standartlara göre alınıyor. Burda o çıta olmadığı için aynı ürün tenekeden.

Burdaki ürünleri Romanya, Bulgaristan, Almanya gibi ülkelerde 200 Euro’ya bulursun. Bizde 50 Euro’dan satılıyor. Avrupaya göre fiyatlarımız çok düşük.

Esnaflar, sanaatkarlar bir arada olsa daha iyi olur. Bizde “Onun yaptığını ben yapmam, bana yap dese de yapmam.” diye bir terbiye var.

Kızım İTÜ’den restorasyon mimarı. Oğlum da Numune Hastanesinde enfeksiyon uzmanı.